Son olarak benim sezon başından beri belki de kimi zaman acımasızca eleştirdiğim Sneijder’e değinmek istiyorum. Sarı kırmızı formayı giymeye başladığından beri, ilk defa Inter’deki performansını anımsatan bir Sneijder izledik. Burak’ın golü öncesi Drogba ile enfes paslaşmaları, orta sahada topla gözden kaybolup ortaya koyduğu yaratıcılığı, boş alan zekası, her fırsatta kaleyi deneyen füzeleri ile alkışı hak eden bir oyuncuydu. Sneijder bunları bir kere iki kere değil, en az 20 kere yapmalı. O zaman ligin ikinci yarısında ve Avrupa arenasında çok daha farklı bir Galatasaray izleriz. Yazının son satırlarını ise, şahsi fikrimce en güzel Türk kaleciye ayırmak isterim. Onur Kıvrak sadece Trabzonspor değil, Türk Milli Takımı için de çok büyük bir şans ve fırsattır. Dün spikerlerin en çok kullandığı cümle "Sneijder vurdu, Onur kurtardı" oldu. Maçın bu iki kahramanı ortaya koydukları futbol ile birbirlerine en az karpuz-peynir, bal-kaymak kadar yakıştı.
23 Aralık 2013 Pazartesi
Sneijder "Bal", Onur "Kaymak"
Son olarak benim sezon başından beri belki de kimi zaman acımasızca eleştirdiğim Sneijder’e değinmek istiyorum. Sarı kırmızı formayı giymeye başladığından beri, ilk defa Inter’deki performansını anımsatan bir Sneijder izledik. Burak’ın golü öncesi Drogba ile enfes paslaşmaları, orta sahada topla gözden kaybolup ortaya koyduğu yaratıcılığı, boş alan zekası, her fırsatta kaleyi deneyen füzeleri ile alkışı hak eden bir oyuncuydu. Sneijder bunları bir kere iki kere değil, en az 20 kere yapmalı. O zaman ligin ikinci yarısında ve Avrupa arenasında çok daha farklı bir Galatasaray izleriz. Yazının son satırlarını ise, şahsi fikrimce en güzel Türk kaleciye ayırmak isterim. Onur Kıvrak sadece Trabzonspor değil, Türk Milli Takımı için de çok büyük bir şans ve fırsattır. Dün spikerlerin en çok kullandığı cümle "Sneijder vurdu, Onur kurtardı" oldu. Maçın bu iki kahramanı ortaya koydukları futbol ile birbirlerine en az karpuz-peynir, bal-kaymak kadar yakıştı.
7 Ekim 2013 Pazartesi
0-0'ı sevebilmek
7 Mayıs 2012 Pazartesi
Federasyonun Arka Bahçesi
Futbol: Topu, kafa veya ayak vuruşları ile karşı kaleye sokma kuralına dayanan ve on birer kişilik iki takım arasında oynanan bir top “oyunu”.
Kaynak: Türk Dil Kurumu Sözlüğü
26 Mart 2012 Pazartesi
4 Adımda Galatasaray Nasıl Puan Kaybeder
1. Orta Saha Üstünlüğü: Play-offlara sayılı günler kala, ligde ciddi bir puan farkı ile oynayan Galatasaray’da kaybedilen kupa maçı ve üzerine Trabzonspor beraberliğinin sebebi olarak her ne kadar bazıları tarafından "rehavet" ya da Fenerbahçe maçından sonra “havaya girme” gösterilse de, ben hiç katılmıyorum. Üst üste 2 maçtaki kaybın en büyük nedeni Elmander’in yokluğu. Bu eksiklikte, Galatasaray orta sahasını iyi çalışan takımın puan alabileceğini en güzel Zokora anlattı maçtan sonra: “Hocamız orta sahada Melo ve Selçuk’a üstünlük sağlarsak ve Engin ile Emre’den onlara gelen yardımı kesebilirsek, orta saha üstünlüğünü alacağımızı söyledi. Colman ve Alanzinho’nun da yardımı ile bu şekilde etkin futbolumuzu ortaya koyabildik.” Hem 4-4-2 oynayıp, hem de kanatları bu kadar az kullanan Galatasaray karşısında, ilk adım orta saha üstünlüğünü ele geçirmek.
2. Konsantrasyon-suzluk: Sezon başından beri Fatih Hoca’nın şifresi “konsantrasyon” idi. Ancak gelin görün ki, Trabzon maçında yenen gol, sanki buna ters düşercesine büyük bir “konsantrasyon-suzluk” sonucu. Golden hemen önce Ujfalusi hakeme itiraza harcadığı dikkati pozisyona gösterseydi yine de gol olur muydu? Yine son dakikalarda Mehmet Batdal’ın kaçırdığı gol içinde herhalde aynı şeyi söyleyebiliriz. Ya da Baros’un 4-4-2’deki ikiliden biri olmasına rağmen halen sergilediği fiziksel konsantrasyonsuzluk ise bir başka konu. Galatasaray takım halinde odaklanırsa, puan alıyor; ancak takımdaki tek bir kişinin "konsantrasyon-suzluğu" ile de ya gol yiyebiliyor, ya da son dakikada golü kaçırıyor.
3. Taraftar Etkisi: Takım şampiyonluğa gidiyor, çok uzun zamandır beklenen, Fenerbahçe karşısında bu sezon önce kendi evinde galibiyet almış, sonra deplasmanda berabere kalmışsın. Ancak bu güzel bahar havasında bile sadece 30.000 kişi stada gidiyor. Stadın tamamının dolması için takımın kaç puan daha açması gerek arayı?Baskılı taraftar desteğinin maça 1-0 önde çıkmaya eşdeğer olduğunu söyleyen Fatih Hoca’ya rağmen stad hala dolmuyorsa, kaybedilen puanlarda sadece takımda suç bulmamak lazım değil mi?
4. Hakem: Bir hakemin Avrupa’da maç yönetmesinden daha önemli birşey varsa o da, maçı oynanabilir kılmasıdır. Hakem maçın 90 dakika olduğunun bilincinde olmalıdır. Yoksa ilk 10 dakikada arka arkaya sarı kart çıkartmak, bazen sonraki dakikalarda gerçekten kart gerektiren durumlar karşısında hakemin elini kolunu bağlar. Daha da kötüsü bir anlık düdük çalmama hatası “bir gol”e bile sebep olabilir. İşte bütün bunları toplayınca Cüneyt Çakır çok kötü bir maç yönetti. Zaten gergin bir ortamda oynanacağı şimdiden belli olan play-offlarda, eğer hakemlerin performansı kontrol altında olmazsa ciddi puan kayıpları olabileceği ortada.
Şimdi, ben Galatasaray’ın yerinde olsam, acil ilk 3 madde için önlem alır, son madde için de şimdiden dua etmeye başlardım. Çünkü hakemin Avrupa görmüşü böyle ise, play-off’un vay haline…